"TÜRKİYE'DE BİLARDO ZİHNİYETİNİ DEĞİŞTİRMELİYİZ"
06 Aralık 2007 Perşembe 21:45
Bilardo Severler Derneği(BİLSEVDER) Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Aygen Berk, Bilardo sporunun Türkiye'deki gelişimini ve yaşanan son gelişmeleri SporStudyo.com'a anlattı.

Bilardo Severler Derneği (BİLSEVDER) Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Aygen Berk, 30 Kasım - 2 Aralık tarihleri arasında Bursa Klasis Bilardo Salonunda düzenlenen 3 Band Özel Türkiye Şampiyonası'nda Türkiye'de Bilardo sporunun gelişimini, BİLSEVDER ve faaliyetlerini, Türkiye Bilardo Federasyonu ile olan ilişkilerini SporStudyo.com'a anlattı.

Türkiye"de bilardo sporunun geçmişine inmek gerekirse Türkiye, Bilardo sporu ile nasıl tanıştı?

 

Ben 1990 yılında bilardo camiasının içine girdim. Bilardo sporu ve bilardo aşkıyla o zaman tanıştım.1990 yılı öncesinde bildiğim kadarıyla Türkiye"de salon bazlı turnuvaların dışında Ankara Bilardo Derneği mevcuttu. Daha çok bu derneğin organizasyonları vardı. Bilardo sporu bu tarz organizasyonlarla gelişiyordu. Daha sonra art arda kişisel başarıların gelmesiyle birlikte -esasında Semih Saygıner"in ilk defa Raymond Kolemans"ı yenmesi ile- aynı zamanda bunu kendi çabalarımızla, medyada yer aldırarak Türkiye"de yaymamızla birlikte Bilardo sporunun içerisinde gelebilecek başarıların ve madalyaların olduğu açıkça belli oldu. Üst üste gelen başarılarla birlikte belli bir noktada çaresiz kalındı. Öncelikle Federasyon kurmamıza karşı çıkıldı. Ama ilgili merciler bütün bu başarıların sonucunda sessiz kalamadılar ve Türkiye Bilardo Federasyonu kuruldu. Ben de aynı zamanda Türkiye Bilardo Federasyonu"nun kurucu üyesiyim. 
 

 

Federasyonun kurucu üyelerinden birisi de sizsiniz. Federasyonun kurulması sizce geç kalınmış bir hamlemiydi?

 

Gerçekten çok geç kalınmış bir hamleydi. Mısır"ın bile yaklaşık 30-40 yıllık bir Federasyon geçmişi varken Türkiye"de bireysel sporlarda başarı getirebilecek, madalya getirebilecek spor dalında federe olma yolunda gerekli adımlar çok geç atıldı. Ülkemize başarıyı getiren ve getirecek olan sporcularımızın başında sadece Semih Saygıner yoktur. Tayfun Taşdemir, Adnan Yüksel, Hacı Arap Yaman, Yılmaz Özcan, Muharrem Peker gibi ülkemize çok büyük başarı ve madalya getiren sporcularımız vardır. Kaldı ki her şeyi bırakın Türkiye"de çok ciddi bir kesim bilardo oynamaktadır. Futboldan sonra benim bildiğim kadarıyla en çok oynanan spor dalı olduğudur. Belki konumunun veya oynanma şartlarının hem ekonomik hem de daha rahat olmasıyla da kaynaklanıyor. Bunu sportif olarak çevirdiğiniz zaman işin içinde gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak, çalışmayan insanların enerjilerini daha faydalı bir alana çevirici, sosyal ortamlarda bulunma adabının kazanıldığı bir spordur. Çünkü Bilardo aslında yaşam kurallarını esas alır. Bu kadar güzel bir spor dalının madalya da getirebilme unsuru ile birlikte ele alınarak federasyonun çok daha önceden kurulması gerekirdi.



Geç kalınmıştır ama hiçbir şey geç kalınmış diye yadsınamaz.”

 

Öncelikle derneğiniz tüm spor ve bilardo camiasına hayırlı olsun. BİLSEVDER"i hangi beklentilerle kurdunuz?

 

30 Mayıs 2007 tarihinde kurulmuş olan bir derneğiz. Türkiye"de çok büyük bir camiayız ve her yere yayılmış vaziyetteyiz.Daha önceden de var olan inanılmaz büyük bir birlikteliğimiz var. Bugün istekayı aldığınızda bambaşka bir şehre gidip bir salona girdiğiniz ve bilardo oynadığınız zaman kendinizi çok büyük bir aile içerisine girmiş gibi hissediyorsunuz. Bu durum, derneğimizin sloganında olduğu gibi büyük camiayı çok büyük bir aile haline getirmektir.

 

“BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ” .

 

Bu camiayı birleştirip aile haline getirmek önceden yapılması gereken bir hamleydi. İşin Federe kısmına gelince; Federasyon bu işin sportif kısmıyla ilgili. Ama işin halka ilişkiler ve iletişim kısmı her zaman dernekler üzerinden geçmiştir. Bunun ihtiyacını biz federasyonu kurduğumuz yıldan(1993) beri hissediyorduk. Ama bugüne nasipmiş.. Çok sağlam bir yapı ile kurulduk.. Tüm spor camiasına hayırlı olsun.

 

Sitenizi incelediğimizde kuruluş amacı olarak bilardoya hak ettiği prestiji sağlamak gibi bir hedefiniz var. Sizce bilardo sporu Türkiye"de hak ettiği prestiji kazanabildi mi? Sizce bilardo sporu Türkiye istenilen, beklenilen yere gelebildi mi?

 

Doğrudur.. Prestij kazandı elbette kazanamadı diyemem. Yine özellikle sporcularımızın getirdikleri madalya sayesinde eskiden tamamıyla sahip olmuş olduğu kötü imajını geride bırakarak yolumuza devam ediyoruz. Nihayetinde bu bir spordur ve bizim de tanınmış bir çok sporcumuz var. Bu sporcular kendilerini geliştirerek, geliştirilerek büyük bir prestij kazanmıştır. Ancak ve ancak daha doğru uygulamalarda, geçtiğimiz yıllarda yapılan organizasyonlar , sağlanan imkanlar, devlet tarafından da sağlanan imkanlarla ve medya ile daha iyi iletişim içerisinde olarak daha büyük seyirci kitlelerinin olabileceği yerlerde turnuvalar organize edip buna hem seyirci açısından, hem medya açısından hem de sponsor açısından katkılar sağlayabilirsek çok daha iyi yerlerde olabilirdik. İşin çok başından başlandığı ve her şey yani Federasyon 1993 yılında kurulmuş olabilir, Bu gerçekten uzun bir süre, yaklaşık 14 yıllık bir geçmişi vardır. Ama büyük bir Federasyon olabilmek için ve köklü olabilmek için çok ta abartılacak bir zaman değildir. Sorunun yanıtına gelirsek şuanda bence kesinlikle hak ettiği yerde değildir. Prestijini bana göre kaybetmektedir. Çünkü sporcularımız gerçekten yurtdışında parmakla gösterilip tanınan, medyada sürekli yer alan sporcular iken Türkiye içerisinde yeterli tanınırlılık sağlanamamıştır. Bu durumdan hepimiz suçlu sayılabiliriz.

 

Ben kendi adıma bilardo sporunun yeteri kadar medyada yer almadığını düşünüyorum. Ve bu açıdan ülke olarak eksik kaldığımız konularda bizler medya kuruluşları olarak bu görevleri üstlenmemiz ve sporseverlere Bilardo Sporunu ve faaliyetlerinizi doğruları- yanlışları ile tanıtmamız gerektiğine inanıyorum.

 

Aynen öyle.. Bu hem Federasyonumuzun hem de bireysel olarak bizlerin basınla olan ilişkilerini iyi düzenlenmemesinden kaynaklandığına kesinlikle eminim. Çünkü medyamız esasında sağ olsun ne zaman bir organizasyon için haber versek, her zaman ilgi göstermişlerdir. Yeter ki haber veren , bu işi profesyonelce yapan insanlar olsun. İşte profesyonellik her alanda ayrı ayrı tutulabilirse çok daha iyi olur. Medyanın ilgisi arttıkça sponsorların ilgisi de artacaktır. Dolayısıyla daha kaliteli ortamlarda, daha büyük ödüllerle, daha iyi yaşam tarzı sağlayan bir spor dalı haline gelebilirse hem organizasyonlarımız hem de Bilardo sporu hak ettiği prestije çok kısa zamanda ulaşacaktır.

 

Yeni bir derneksiniz. Şu ana kadar Federasyondan ve Devletten gereken desteği alabildiniz mi?

 

Şimdi durumu şöyle açıklayayım; Hiçbir dernek federasyondan veya devletten destek almaz. Dernekler bilhassa devlete ve federasyonlarına destek vermek amacıyla kurulurlar. Biz en büyük desteğimizi gerçekten bilardo sever olan –illaki de oynamak zorunda değil, bunu özellikle söylüyorum adımız “sever” olduğu için- bunu hobi olarak yapan, takip eden, iyi bir bilardo oyuncusu ailesi içerisinde olan herkes dahildir. Dolayısıyla Bilardo sporu için sağlanacak katkı daha kolaylaşır diye düşünüyorum. Üyelerle büyümek ve üyelerle desteklenmek bizim için çok önemli ve çok yararlıdır.

 

Üyelerinize değinmişken, Onursal üyeleriniz arasında Thorbjorn Blomdahl, Jean Claude Depond gibi dünyaca ünlü oyuncular var. Bu oyuncuların derneğinize ne gibi katkıları olmaktadır?

 

Doğrudur.. Şimdi biz öncelikle herkesi eşit değerlendiriyoruz. Bilardoyu seven herkesin bize muhakkak bir katkısı var.

 

Müjdat Gezen, Mehmet Aslantuğ, Ceyhun Yılmaz gibi ünlüler de derneğinizin üyeleri..

 

Bilardoya katkısı olan herkes muhakkak bir yerlerde bilardo oynuyor, bir yerlerde bilardoyu temsil ediyor ve biz de bundan pay alıyoruz. İlla ki bizim derneğimize maddi olarak veya manevi olarak bir şey getirmek zorunda değildirler. Kaldı ki bu dernekten hepsi çok büyük memnuniyet duymaktadır. Çünkü dernekleri, üyelerimiz bizim tanıtımımızı yaptığı için ve biz de onları beslediğimiz için karşılıklı olarak bir beslenme içerisindeki kuruluşlar olarak ele alabiliriz.

 

Derneğinize üye olan ünlü isimlerin yer aldığı organizasyonlar gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz? Sadece ünlülerin yer alacağı bir organizasyon planınız var mı?

 

Gerçekleştireceğiz. Senede bir kere onların yer aldığı bir organizasyon yaparak bunun gerçekleştireceğiz. Bu bir gösteri organizasyonu olabilir, bilardocuların davet edildiği bir yemekli gece olabilir, Ünlü isimlerin, tanıdık simaların böyle gecelerde bilardocularımızla birlikte yer alması bizlere onur ve şeref  verecektir. Dolayısıyla Bilardo sporunun popülerliği ve dernek tanıtımımız, duyurumuz, kalitemiz ve göstergemiz açısından da önem teşkil edecektir. Ama senede bir defayı aşmayacak bir çalışma olacağı muhtemeldir. Aslında konuklarımızı sürekli aramızda görmek isteriz ama ne onların zamanı yeter ne de bizim onları ağırlayabilecek tarzda organizasyonlar yapmamız mümkün değildir.

 

Kuşkusuz senede bir özel organizasyon bile olsa Türk halkının ilgisi ister istemez bu yöne kayacaktır..

 

Kesinlikle..

 


Kalitenizden bahsetmişken yurtdışına baktığımız zaman büyük çaplı organizasyonlar düzenleniyor. Türkiye"de düzenlenen organizasyonları bu büyük organizasyonlarla karşılaştırırsak Türkiye bu açıdan nerede yer almaktadır?

 

Türkiye"de iyi organizasyonlar yapılmadı diyemem. Çok iyi organizasyonlar yapıldı. Zamanında Efes Pilsen ve Hilton"da yapılan organizasyonlar bunların çok büyük göstergesidir. Federasyonun ilk kurulduğu yıllardaki yapmış olduğu organizasyonlar göstergedir. İyi organizasyon derken bu konuyu birkaç aşamada değerlendirmek gerekir;

 

Birincisi ve en önemlisi sporcuların memnuniyeti.. Dolayısıyla iyi şartlarda, iyi bir ortamda, iyi ödüllerin dağıtıldığı organizasyonlarda, medyanın iyi tanıttığı bir ortamda, bol seyirciyle gerçekleşen organizasyonlar demektir.

 

Şuanda yurtdışıyla kıyasladığımız zaman ülkemizde yapılan organizasyonların (en azından Türkiye ayaklarının) yeterli ödüllerle yapılmadığını görüyoruz. Yalnız şunu es geçmemek gerekir; yurtdışında bütün bilardo salonlarında içki içilir. Dolayısıyla içki firmalarının bu tarz organizasyonlara sponsorluk oranı çok daha yüksektir. Türkiye"de bütün bilardo salonlarında içki yasaktır. Ve içkili ortamlarda bilardo oynanması hatta ve hatta kınanır.

 

Bilardo sporu ile ilgilenmek önceki dönemlerde gerçekten sıcak bakılmayan bir durumdu.

 

“Bilardo salonlarına gideceklerine gençlerimiz daha faydalı işler yapsınlar” gibi bir intiba vardı Türkiye"de.. “Oğlum Bilardocu Olacak” diyebilme fikrini derneğimizle birlikte geliştirebilirsek zihniyeti değiştirebilir, Bilardo sporuna bakış açısını olması gerekene çevirmiş oluruz. Bu da maddi imkanların sporcular için sağlanması ile olur. Maddi imkanlar da sponsorlar ile gerçekleşir. Sponsorları teşvik şeyler de büyük seyircilerle ve medyanın yoğun ilgisi ile olur. Bunlar için biraz daha önem verilirse Avrupa düzeyinde hatta Avrupa seviyesinin de üzerinde organizasyonlar gerçekleştirebiliriz. Çünkü inanın gerçekten çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Neredeyse bütün dünyayı dolaştım. Ülkemizin olanakları ile çok daha güzel organizasyonlar yapabiliriz. İnsanlarımız çok daha sıcak, burada bu işi yapan insanlar çok daha gönüllü. Yeter ki biraz daha profesyonelce çalışalım. Bu “büyük aile” dediğimiz camiamızda herkes elini taşın altına koymalı. Bilardoyu tekrar canlandırıp, istediğimiz ve görmek istediğimiz konuma getirelim.

 

Peki BİLSEVDER olarak bu tarz geleneksel organizasyonlar yapmayı düşünüyor musunuz?

 

Türkiye Bilardo Federasyonu kendileri dışında hiçbir izin alınmadan organizasyon yapılmasına yetki vermiyorlar. Dolayısıyla Federasyonun bize vereceği izinler doğrultusunda ve birlikte yapılabilecek ortak çalışmalar şeklinde ortak faaliyetler geleneksel hale getirilebilir.

 

 “Gençleri yetiştirmek çok önemli” ve “Gençlerin bilardo sporcusu olmasına imkan sağlamak çok önemli” demiştiniz. Bu yönde çalışmalarınız var mı?

 

Çalışmalarımız olacak tabii ki.. Sonraki etaplarda hayata geçecek. Eğer her şeyi bir anda yapılacak dersek yada biz her şeyi yapacağız dersek önceliklerimizi bilemez duruma geliriz. Öncelikle bu imkanları sağlayabilmek ve bu ortamları geliştirebilmek adına dernek olarak aylık 10 YTL gibi bir üyelik aidatı ve başka bir faaliyet olarak gerçekleştirilecek 2007"ye veda gecesi gibi organizasyonlara katılımların olmasıyla ve buradan elde edilen gelirlerle bütün bilardo severlerin bir çatı altında maddi olanaklarını yükseltip derneğin öncelikle maddi açıdan olgunlaşması ve kendine güven haline girmesi mecburidir. BİLSEVDER, tamamen özveri ile çalışan, insanların emekleriyle hayatını sürdürenn bir dernek halindedir. Önce herkes sahip çıkacak, ondan sonra bizim etaplarımız içerisindeki genç sporcuları yetiştirmek, onları federasyon sayesinde yurtdışına göndermek, federe olan bir sporun federasyonlara yardımını esirgememek, okullara dağılmak, üniversitelere seçmeli dersler olarak yayılmasını sağlamak, antrenörlerimizi federasyonun antrenörlerine tavsiye ederek işin iletişim bazında altyapıda yayılmasını sağlamak, mümkün olan bilardocularımız için oluşturduğumuz sandığa girdi sağlamak gibi hedeflerimiz zaten sırasıyla yerine getirilecektir. Kendi aramızda kurmuş olduğumuz bir sandık vardır. Bu sandığı evlilik, ölüm, hastalık ve kaza gibi önemli olaylarda kendi camiamıza sahip çıkmak amacıyla maddi gelir havuzu oluşturmak amacıyla kurduk. Bilardocular arasında şehirler bazında mobil telefon sistemiyle SMS sistemi geliştirdik. Şuanda İstanbul"da kan bağışı kampanyası başlattık. Bu faaliyetimizi yakında duyurmayı düşünüyoruz. Bizlere bizlerden, ailemize ailemizden daha yakın kimse olamaz. Acil bir durumda herkesin telefonuna acil durum mesajları gelecek. Bir derneğin öncelikle bu yönlerini kuvvetlendirip ondan sonra da maddi olanaklarını geliştirip bunlarla birlikte de spora destekleyici faaliyetlerde bulunması gerekir. Esas sportif olarak bu işin gelişmesine yegane sağlamakla yükümlü olan kurum Türkiye Bilardo Federasyonu"dur. Biz ancak onlara destek olabiliriz. Ancak onlara yardımcı olabiliriz. Bizim dernek olarak yapacağımız şey de onlara işin sosyal ve iletişimsel bazda kuvvetlenmesi konusunda destek sağlamaktır.

 

2008"de öncelikli olarak yapacağınız organizasyonlar var mıdır?

 

2007"de öncelikle Türkiye çapında il temsilcilerimizi seçtik. Bugüne kadar altyapı hazırlıklarını tamamlamıştık. Bundan sonra da Türkiye çapında her bilardocuya ulaşmayı hedefliyoruz. Öncelikli olarak hedeflediğimiz şey herkesin bu aileye dahil olmasını sağlamaktır. Biliyorsunuz sanal alemin yeni popülaritesi Facebook. Facebook"ta çok ciddi çapta Bilsevder grubumuz ile bilardo severlere ve sporculara ulaşıyoruz. Dernek sitemiz www.bilsevder.org dan derneğimize yakışır şekilde daha ciddiyetli daha kurumsal gözüken bir işlemi gerçekleştiriyoruz. Ama bunun dışında insanların birbirine ulaşabilme isteğini bizlere dokunabilme, şikayetlerini iletebilme, karşılarında muhatap bulabilme, ufacık bir sorunları olduğunda yanlarında hissedebilme durumunu Facebook sayesinde gerçekleştiriyoruz.

 

Türkiye çapında yayılmış olduğumuz şuanda 28 il var. İl temsilcilerimize fikirlerimizi aşılayıp Türkiye çapında bir hareket başlatmak niyetindeyiz. Onların eğitim organizasyonları şuan bizim 2008"in Ocak yada Şubat ayında gerçekleştireceğimiz en önem verdiğimiz ve en büyük organizasyondur. Bundan sonraki çalışmalarımız için Türkiye çapında billboard"lar hazırladık. Bu çalışmalar bilardo severlerin bizlerle iletişim sağlamalarına imkan verecek. Öncelikle Türkiye içinde kalacağız, bunu özellikle söylüyorum, hani yurtdışına açılacakmış gibi gözükmesin, BİLSEVDER sadece sporcular için kurulmuş bir dernek değildir. Gerçekten bilardo için bilardo severler için kurulmuş bir dernektir. Önce Türkiye"yi canlandıracağız, o eski enerjisini kazandıracağız. Gerçekten sıcak ve aile ortamı içerisinde bunu yapacağız. Önce işin başına sevgi gelecek. Sonra güç birliği gelecek, ondan sonra da başarılar gelecek.

 

Siz bayan bilardocuların duayeni olarak tanınıyorsunuz. Türkiye Bilardo Şampiyonluğu kazandınız, ama istekayı tutanlar olarak sadece erkekleri görmekteyiz. Bilardo sporu bayanlar arasında yeteri kadar ilgi çekmiyor mu?

 

Kesinlikle benim kendi gözlemlerime göre burada oran 3"te 1"dir. Bu küçümsenemeyecek bayan oyuncu oranıdır. Bu oranı kamuoyuna doğru şekilde yansıtılmamış olması en başından beri, hem Federasyon olarak, hem de bireysel olarak tanıtım-organizasyon-halkla ilişkiler faaliyetlerinin başarılı bir politika ile yürütülmemiş olmasına bağlıyorum. Çok kısa bir zamanda önce facebook grubumuzda sonra Internet sitemizde daha sonra da medyanın yardımıyla bütün bayan sporcularımızı tek tek tanıyor ve onları öğreniyor olacaksınız.

 

Şuan gördüğümüz gibi bilardo salonunda sadece erkekler vakit geçiriyorlar. Sizce bilardo salonlar daha düzgün hale getirilip bayanlarında gelebileceği yerler olacak olabilecek mi?

 

Siz beni öyle zorluyorsunuz ki bizim düşünmüş olduğumuz veya projelerimiz arasına almış olduğumuz konulara değiniyorsunuz. Biz de dernek olarak şundan hoşlanmıyoruz: Önce yapalım sonra “biz yaptık” diyelim. Ama yapmadan biz bunu yapacağız deyip mahcup kalmak yada gecikmeden dolayı yanlış bir izlenim uyandırmak istemiyoruz.

 

“İstanbul"da çoğu Bilardo Salonunda Bayanlara Ücretsiz Oynama Hakkı Getirdik”

 

Bizim İstanbul"da başlatmış olduğumuz bir şeyden bahsedeyim. Çoğu bilardo salonunda bayanlara ücretsiz oynama hakkı getirdik. İstanbul"da başlattığımız bir çalışmada en büyük görev salon sahiplerine düşmekte. Çünkü biliyorsunuz bu işin prestiji de kalitesi de daha sosyal eğlenceli aktif bir spor haline gelmesi ve bizim dernek olarak üstlendiğimiz misyon da bu: Bayanlarla iç içe olan bir ortam yaratmak. Öncelikle bayanlara daha ekonomik ve daha uygun barındıracak, kimsenin kimseyi rahatsız edemeyeceği bir ortamı sağlayacak kişilere görev düşüyor. Bununla ilgili duyurular ve kampanya görselleri yakında başlayacak. Bir de İstanbul"da bir bilardo salonunda Bayanlar Bilardo Kulübü kurulmuş durumda. Dolayısıyla bayanlar eğitim alabiliyorlar. Çok cüzi bir rakam ödeyerek bir antrenör dahilinde çalışabiliyorlar.

 

Ben buradan sizin aracılığınız ile duyurmak isterim; bu tarz salonlar eğer varsa kendi bayanlar kulübünü kurup çok cüzi miktarlara haftada 2 saat ders alabileceği talebiyle gelen bayanları içerde tutmaya çalışırlarsa biz de dernek olarak antrenör tahsis edebilir, Eğitici temini vermek üzere de yardımcı olacağız. Onların da takipçisi olacağız. Bayanların geldikleri ortamlara muhakkak yanındaki arkadaşları da gelir ve daha uzun süre o ortamda kalınıyor demektir. Dolayısıyla salon sahibi dolaylı olarak kazanç ve çevre edinecektir.

 

“Salon Sahipleri Yiyecek ve İçecek Bölümüne Ağırlık Vermelidir”

 

Salon sahiplerinden yiyecek ve içecek bölümlerine özellikle ağırlık vermelerini rica ediyorum. Çünkü kendim de 9 sene işletmecilik yaptım. 3 tane salon işlettim. Bilardo sporunun yanı sıra yanında yenilen ve içilene de ticari açıdan değinilmesi gereklidir. Çok büyük masa adetlerine sahip değilseniz işin bu yönüne ağırlık vermenizi öneririm. Ben bütün salonlarımda da aynı şeyi yapmıştım zamanında. Dikkat ederseniz yönetim kurulumuzda hiçbir sporcu da yoktur. Her işin kendi alanında uzman bu işten maddi olarak hiçbir beklentisi olmayan profesyonel bir ekipten oluşmaktadır. Çok değerli yönetim kurulu üyelerim vardır. Bu derneğin bugün var olmasının sebeplerinden biri de yönetim kurulu üyelerimizdir. Bizler 3-4 senelik bir yönetim içerisinde bulunacağız. Tek amacımız da bu derneğin 30-40 yıllık bir dernek olmasını sağlamaktır. İlk kuran bizler olduğumuz için işin bütün yükünü bizler çekeceğiz. Ama bizler bu yükü çekmeye hazırız. Bundan sonra öyle bir sistem kuralım ki devamlılığını sağlayabilelim. O sistem içerisinde gelişme sağlanabilsin. Bunun için dernek olarak almış olduğumuz en önemli karar HUZUR HAKKI"dır. Derneğin yapacağı organizasyonlara veya bağış olarak her kim birini getirir veya tanıştırırsa ve ondan bir maddi kaynak elde edilirse, huzur hakkı olarak yardımı yapan kişiyi getirene elde edilen gelirin %20"si verilecektir. Büyük sponsorları çekebilmek adına da huzur hakkı çok önemlidir. Çünkü işin maddi kısmı her ne kadar çirkin kaçsa da bu sistemin yürüyebilmesi için gereken tek çare budur.

 

“Dünyada Federasyon Kurucu Üyeleri Arasında Bayan Olan Tek Ülke Türkiye"dir”

 

Bilardo öyle bir spor ki dünyada bilardo tarihine bakarsanız Federasyon kurucu üyesi bayan olan hiçbir federasyon yoktur. Dolayısıyla öncelikle ben bundan kendi açımdan bana bu imkanı sağladıkları için şeref duyuyorum. Dünya"da tek bilardo derneği başkanı bayan olan ülke Türkiye"dir.

 

Biliyoruz ki Bilardonun çok çeşitli alanları var. İngiliz Bilardosu, Snooker, 3 Band , Amerikan gibi.. Semih Saygıner ve Tayfun Taşdemir gibi başarılı sporcularımız 3 band alanında kariyer yapmış sporcularımızdır. Sizce Türk sporcularımız hangi alana daha yatkınlar?

 

Daha yatkın diye bir şey diyemem. Çünkü bilardoya yatkınlık her alanda aynıdır. Bir kere bunun sistematik olarak temel kısmı olan eğitimleri aynıdır. Topa vurma, falsolar, topun hareketleri ve vuruş teknikleri olarak baktığınızda durum hepsinde aynıdır. Sporcularımız bilardo sporunun daha çok getirisi olan alanda faaliyetlerini sürdürürler. Ama niyetleri eğlence veya başka bir şeyse daha başka bir alana yönelebilirler. Ama Türkiye"de Federasyon da 3 bandı daha fazla desteklediği için şuanda sporcularımız daha çok 3 bandı tercih ediyorlar. Yani en cazip 3 band görünmektedir.

 

Bilardo sporculuğu doğuştan gelen bir yetenek midir yoksa daha sonradan kazanılabilir mi?

 

Çok zor bir soru sordunuz.. Bana göre doğuştan gelmez. Tamamen eğitimle alakalıdır. Doğru vuruş teknikleri ile alakalıdır. Bir sporcu doğru vuruş teknikleri ile bir yere gelir ama ardından kendinin de spora bir şeyler katması gereklidir. Bu sadece teknik anlamda değil, karakteri ile de yakından alakalıdır. Yetenek, kişinin spora katkısı ile doğru orantılı şekilde ortaya çıkar. Yada herkesten farklı bir teknik geliştirdiğiniz zaman bir adım öne geçebilirsiniz. Elbette içinizde bir yetenek olması gereklidir. Ankara"da Eylül Kibaroğlu diye Amerikan Bilardosu"nda Avrupa Şampiyonu olmuş çok başarılı bir sporcumuz vardır. Babası da çok ünlü bir 3 Top"çu idi. Kendisi Amerikan oynar. Genetik olarak yeni nesillere geçen bir durum var mıdır bilemem ama eğitim olarak kesinlikle ciddi bir etkisi vardır. Bazı insanlar doğuştan kutlanmış diyebilirim. Böyle olursanız farklı yetenekleriniz ortaya da çıkabilir elbette.

  

“Semih Saygıner Kutlanmış Bir İnsandır”

 

Semih Saygıner de kutlanmış insanlardan biridir. İşin şov kısmı, artistik vuruşlar ve tekniği kesinlikle onu farklı yapan bir yönüdür. Doğuştan gelen yetenekleri ile birleştirdiği için Bilardo sporunda oldukça farklı bir durumdadır.

 

Bilardo"da kişiden kişiye değişebilen beyin ve algı yapısı sayesinde yetenekleri açığa çıkarmak mümkündür.

 

Son olarak bizlerin aracılığı ile duyurmak istediğiniz bir mesajınız var mı?

 

Elbette.. Şuanda tek iletişimimiz olduğu için herkesin internet üzerinden çağın gerekliliğine uygun olarak bağlantıya geçmesini rica ediyorum. Özellikle herkesin derneğimize üye olmalarını bekliyoruz. Çünkü bu dernek onların üyelikleri sayesinden onlara hizmet olarak geri dönecektir. Ama öncelikli olarak aktivitelerimize katılmalarını ve desteklemelerini, bilardoyu bırakmamalarını, sevmelerini, birbirlerine sahip çıktıkları kadar bilardoya da sahip çıkmalarını diliyorum..

Röportaj: Ulaş Arık


DİĞER HABER BAŞLIKLARI